14 Ocak 2009 Çarşamba

'GİTME'k

'Ben gidiyorum' dedı. Çantasını topladı. Odaya ışık girsin diye mavi tozlu perdeleri araladı. Karanlığa alışmış gözleri gün ışığıyla temas ettiğinde yüzünü buruşturdu. Yeni bir gün başlamıştı.

Kapıyı açtı. Soğuk rüzgar hırçın saçlarına değdi. Bu sahne bana onu o sahılde gördüğümde hissettiğim burukluk duygusunu hatırlattı. Yürüyordum. Hersey eskısı gıbı olmalı dedim. 'Bence de' dedi bir ses. O anda bu cümleyi sessizce söylemediğimi farkettim. Biraz da utanarak meraklı gözlerle bana bakan küstah adama döndüm.

Bu benım en sevdiğim tişört' dedi üzerindekini göstererek. 'Eski kız arkadaşım almıştı. Bunu aldığı gün alışverişe beni aldattığı adamla çıkmış. Hatta tişörtü ona denetmiş. Olanları öğrendikten çok sonra onu terk ettiğim gün anlatmıştı hikayeyi. Galiba 4 hafta oldu. Üzerimden çıkarmadım'. Söylediklerini dinlemeye başladım. 'Neden seni aşağılayan birinin hediyesine bu kadar yapıştın ki?' Gözlerini gözlerime dikti. Dudakları hafif titriyordu 'Onu aşağılamak istediğim için. Bu tişörtle geçirdiğim her gün onu eskitiyorum. Her gün kendimi beni aldattığı adamın yerine koyuyorum. Bu kumaşın bana değdiği her gün o adamın da onu aldattığını hissediyorum'.

Ağlamaya başlamıştım. Ortak bir dertten kendini dalgaların kenarına atmış iki insandık ve doğal olarak benimle ilgileneceğini düşündüm. Ama öyle olmadı. Tam tersi beni hıçkırırken bırakıp gitti. Neden ve nasıl oldu bilmiyorum ama ona doğru koşmaya başladım ve 'dur' diye bağırıdım Yardıma ihtiyacı olan bendim. Ama ona yardımcı olmak için can atıyordum.

Yeni bir gün başlamıştı. Öyle bir rüzgar esiyordu ki mavi perdeler havalandı. Pencereden süzülen ışık çıplak bacaklarımı ısıttı. 4 haftadır üzerinden çıkartmadığı tişörtünü yere fırlattı. 'O gün hiç karşılaşmasaydık keşke' dedi. 'Peşimden geldin, beni kandırdım. Ama buraya kadar'. Bu sefer söz konusu olan onun 'gitme'siydi. Elimden birşey gelmedi. Odanın kapısını çarparak sokaktaki kalabalığa karıştı. Yerde buruşuk duran tişörtü alıp katladım. Onu aldığım gün deneyen adama verilmek üzere paketledim. Uzun ince naneli bir sigara yaktım. Rüzgarın uğultusu şiddetlenmişti...

Hiç yorum yok: